Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Risaleleri | Salih ve Devenin iğnenin Deliğinden Geçip Doğduğu Yer

Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Risaleleri | Salih ve Devenin iğnenin Deliğinden Geçip Doğduğu Yer

Selamun Aleyküm

son iki gün icersinde televizyonlardan duydugumuz , Fransada siva
işcisi olarak calişan Ali Dal isimli, Afyonlu bir kardeşimiz,
karadenizli bir atsubay eşinin, madur durumda oldugunu görünce, kendisi
için satin aldığı evini, ona bagişlamiş, ve askeriye tarafindan
cagirilip ödül verilmiş.

hem imrendim bu kardeşimize hemde kiskandim.

Gelelim asil meseleye:

Biz Nakşibendi tarikatina intisab ettigimizde yeni yeni yolun
düzenini ögreniyoruz ,ve viyanada Nakşi dergahina sohbet için, hafta
sonlari arkadaşlara birlikte gidip geliyoruz. bizim bulundugumuz yer
yaklaşik viyanaya 130 kilometre ve nerdeyse her hafta sohbete gidiyoruz.
orda Abdülbaki hazretlerinin vekili olan tarikat büyükleri var, ve yolu
bize talim etmeye calişiyorlar.

ve bu Nakşi tarikati öyle bir yolki ayni matrix filmindeki
morpheusun, insan tarlalarindaki insanlar arasindan bazilarini secip
cikarmasi, ve onu uykudan uyandirmasi gibi ,bazi insanlar bu dünyanin
matrix sistemi icinde uyku halindeler, sanki dünya gercek, ve herşey bu
dünyada , yemek icmek kari kiz ,geyinmek kuşanmak, gezmek tozmak
calişmakdan ibaret saniyorlar.ve bazilarini uykudan ayni morpheus gibi
tarikat şeyhi seni o tarladan kaldirip uyandirinca, işde bu alemin bir
başka yüzü oldugunu ögreniyorsunki, ayikinca hayat icinde hayat oldugunu
ve dünyanin matrix sistemi icinde kayboldugunu farkediyorsun. tabi biz
bunu daha o zamanlar ögrenmemiş ve uyanmamişdik, fakat Rabbim öyle bir
hikmet yaratmişki bu yolun askerlerine, gelcegini kendisinin amelleri
ile inşa etmesini saglamakda.

ve işde Viyanada morpheusun, yani Abdülbakinin uyandirdigi
sofilerden birisi uyaninca iki alem arasinda kalmiş ve sanki deli gibi
bir duruma düşmüş, yani iki alemden hangisine gececegine vücudu karar
kilmamiş ve arafta kalmiş. matrixden cikcakmi yoksa matrixde yaşamaya mi
devam etcek, ve böyle olunca hep duyulmuş olan “deli olmadan veli
olunmaz” hikmeti geregi akil melekelerine sahip olamamakda ve ne
calişabilcek nede kendini idare edebilcek bir vaziyete girmiş. ve orda
vekil abilerimizden osman abi ve ekrem abi dediki bu kardesimiz
türkiyeden yeni gelip yeni işci olmuş kimseside yok, bu avusturyada
calişamaz hale geldi parasida yok, para topliyalimda, bunu Türkiyeye
ailesine ucakla gönderilim dediler. buralarda telef olmasin dediler. ve
bir arkadaş hemen bir poşetle sofi cemaatini gezip para toplamaya
başladi, ve bende yardım etmek istedim ve o zaman maaşim yaklaşik 13bin
şiling kadardi, ve cüzdana bakdim cüzdanda 1tane bütün binlik var bir
tanede 100 lük vardi galiba, ve bakdim herkes beş schling on schling
veriyor, icim acidi bu beş schlingle on schlingle olmaz bunlara bilet
alinmaz dedim, ve 100 sclingmi veren yoksa bin schlingimi veren dedim,
ve vicdanimdan bir ses terki dünya yap dedi terkediver dedi ve 100
schling bana kalsin ne olur ne olmaz dedim, ve o hasta arkadaş için
cikardim bin schlingi verdim. ha bunuda öyle riya olsun falan diye degil
sizlere anlatişim, sizlerde bu hikmeti ögrenesiniz diye.

ve ben 1000 schlingi veripde para vekil ekrem abiye ulaşinca Ekrem abi dediki Deve ignenin deiliginden gecdi dedi.

bunun ne demek oldugunu coook sonralari farkettim ve keşfettim.
ve o arkadaşin ya kandi ismi salih, ya babasi salih, yahut cocugu
olcakdi salih diye ismini koycaklardi ki, deve hikmeti salih
aleyhisselama verilmişdir, ve deve demek yükün altina girmek demekdir. o
gün için Rabbim benim ilerde başima gelcek bir olay için bin scling
gömdü ve bana saklatmiş oldu. ve bize salihlik hikmeti verilmesi için
fabrika ayarlari yapilmaya başladi. ve ben o salihe, veya salih askerine
yardım edince, zaman gecdi ve bir gün bende menzile Abdülbakiyi ziyaret
için yola cikdim. ve iki arkadaş menzile vardik ve orda ayni morpheusun
neoyu cekip cikardigi gibi Abdülbakide beni o hayal alemi sanal alem
olan dünyanin matrix sisteminden uyandirinca, bende ayni o hasta olan
sofi arkadaş gibi oldum, ve araftayim, o yannami gecsem bu yannami, kara
veremiyorum. ve o benim için bu yolun yolcularinin vesilesi ile
saklattigi o salihe ettigim 1000 schling yardimin geri dönüşüm vakti
geldi, ve Abdülbaki bunu evine götürün dedi ve hastayim araftayim, ve
arkadaş ile yari kendimde yari hasta afyonun yolunu tuttuk, ve o sirada
kiş mevsimi ve ablamlarda türkiyede izindeler ve annemde memlekette
kaliyor ve memlekete vardik sag salim, ve ablam annnem beni dokturlara
götürdüler, ve fakat ben öyle ilaclik bir hasta degilimki araftayim
sadece, herşeyin farkindayin fakat, beyinin karar verme merkezi sadece
karar verirken matrix kurallarina göremi yoksa neonun uyandirdigi
morpheusun kulandigi geminin kurallarina göremi karar vericek onu ayrit
edemiyor . bizde Abdülbaki gemisinde uyanmiş olduk. yoksa bütün iradem
yerinde. ve bu halde iken dokturlara hastanelere götürdüler ve biraz iyi
olunca hemen beni ordan kurtarip ankaradan ucakla avusturya ya ailemin
ve evimin işimin oldugu yere gönderdiler ve ben daha önce o hastlananan
salihin evine varmasina sebeb oldum, cenabi mevlada beni evime yuvama
ulaşdirdi. o bin schling para katlandi bana iyilik olarak geri döndü. ve
ben burda doktorlara giderek ilac tedavisi oldum , ve artik o cikilmaz
araftdan kurtulup cikinca , seneler gecdi ve bir gün icraya düşmüş bir
evi satin alacagim hökümete gitdim icra şuulunun evi satacagi gün, ve
orda salih isimli bir adamla karşilaşdim, adam dedi senin iyi kötü evin
varmiş dedi benim ihtiyacim var, ben bu ev için falanca miktara kadar
yükseltcen eger sen o kadara kadar almaycaksan boşuna beni zarara sokup
artirmaki ben ucuza alayim dedi sana bunun için 10000 schling ihaleden
sonra evine getirir veririm dedi. ve ben daha önce başta yazdigim
hastlanin salih askeri sofiye salihe ben bin schling vermişdim ya, salih
aleyhisselam geldi ve, benim o bin schlingi geri ödüyor ve benim bin
schling oldumu sana 10 bin schling. iyi dedim tamam dedim ben seni
zarara sokmayan sen bana 10 bin ver ben ihaleye girmeyen dedim. ve salih
evi böylece ucuza almiş oldu. ve bende salihe verdigim parayi 10 kati
geri almiş oldum . Güzel kardeşlerim ey mehdi cemaati ve işde ayni Ali
Dal arkadaş gibi, yahut bizim yaptigimiz gibi, 100 ü kendimize koyup
bini vermek, yahut Ali Dal kardeş gibi ben kirada dururum, o bacimiz zor
durumda kalmasin diye kendi ihtiyaci olan evi vermesi işde Devenin
ignenin deliginden gectigi yermiş . ve bu halde bir imtihan olunca
rabbimiz, sizi imtihan edip gelceginize sizin için, para ev dam at araba
ve yardım ve faide şefaat sakliyor demekdir. Ve orda salih aleyhisselam
görevdedir , ve salihin yükünü sen yüklenirsen, deve dogar ve deve
cibilliyatinda bir cocugun dogmasina sebeb olmuş olursun. ve yani salih
aleyhisselam yeniden dünyaya gelir demekdir bu. ve salih isimli bebesi
olcaklar işde ya kendileri o salihin yükünü yüklenip kaldiramayacagi
kadar agir bir yükü hop diye kaldircak yada onun yükünü ali dal gibi
veya biz gibi biri yüklenecek. yani ben kiradada dururum o muhtac
kalmsin diye ali dal gibi yapamak .ya ali dal kardeşimizin bir salih
ismli babasi var dayisi var teyzesi var onlar zor durumda yada ilerde
Ali dal kardeşe salihlik verilcek .salih aleyhissillam diyorki salihime
yardım et ve edebilirsen o salih ignenin deliginden gecivercek, yahut o
atsubayin eşinin cocugu dogacakmişki onun ismi salih bebe olcak demekdir
bu.

Rabbim, ignenin deliginden gececek olan, Allahin salih kullarina
yardım etsinki, o salihin yükünü yüklenebilcek müminler karşisina
cikarsin ve Rabbim salih soyuna bereket versin ve deve cibilliyatli
müminleri ve develeride cogaltip bereket ihsan eylesin inşallah.

Amiyn…

Karoglan Başağaçlı Raşit Tunca Risaleleri

Schrems, 23.11.2014 Pazar

Author: RasitTunca