Cin Mescidi Meselesi ve Peygamberimizin Sekaleyn Peygamber Olması Makalesi

Cin Mescidi Meselesi ve Peygamberimizin Sekaleyn Peygamber Olması Makalesi

Selamünaleyküm
Bugün 27 Ramazan 1442
Miladi 9 Mayıs 2021 öğlen namazı vakti
Bu makalemiz, peygamberimizin “Sekaleyn Peygamber” , Yani hem cinlerin hem de insanların peygamberi olması meselesi, ve “Cin Mescidi” hakkında biraz bilgi konusunda olacak.

Peygamberimizin birinci eşi olan Hazreti Hatice Annemiz Mekke’de “Cennetil Mualla” denilen kabristanda yatmaktadır. Cennetil Mualla, Kabe’nin arka tarafından gidildiğinde, şehrin arka bir yerindedir.
Hatice Annemizin vefatını, ben internette aradığımda, Miladi 620 yılında vefat ettiği söyleniyor, hesap edebildiğim kadarıyla, hicretten 10 sene önce vefat etmiş gibi görünüyor, Çünkü kabristanı Mekke’de. Eğer hicretten sonra vefat etmiş olsaydı, kabristanı Mekke’de olmaz Medine’de olurdu, Hatice annemizin. işte Peygamberimizin, Hatice annemizi kabrinde ziyarete, cennet-ül Mualla ya, yani Mualla kabristanına ziyaretlerinin birisinde, ashabından birisi de yanındaymış, şu anki Cin Mescidi denilen mevkiye geldiklerinde, Cin taifesinden bir taife, Peygamberimizi orada tutmuşlar, O’nunla Cin suresinde geçen olay meydana gelmiş, ve onlar uzun süredir bir doğru söz, Hak söz aradıklarını, ve O’nu da (Haksözü) Peygamberimizin Kur’an okuyuşunda bulduklarını, ve kendilerinin de bir peygambere rehbere ihtiyaçlarının olduğunu, onlara da inmiş olan kur’an-ı Kerim’i ve İslam’ı tebliğ etmesi için, Onu kendi kabileleri ve taifesi içine götürmek istediklerini bildirirler, Ogünlerdeki Cinlerin iyileri, Mümin olanları, Allah’a itaat edenleri. Peygamberimizin yanındaki Ashab-ı Kiram korkmuş Peygamberimize bir şey olacak diyerekten, bir şey yaparlar diye, bir kötülük yaparlar diye, O’da O’nunla birlikte gitmek istemiş, Asabı nın İsmini şu anda bilmiyorum, Fakat Peygamberimiz O’na buyurmuş, Sen Ben geri dönesiye kadar orada bekle sakın yerinden hareket etme buyurmuş. Peygamberimiz cin mescidinin olduğu mevkiden onlarala birlikte birden kaybolmuş yok olmuş, Cinler onu almış götürmüşler, gözden kaybolmuş. uzun süre sonra Peygamberimiz Tekrar aynı yerden geri gelmiş, ve o ashabı ıle geri evine dönmüş. Bu böyle böyle üç gün tekrar ettiği rivayetleri var. 3 gün aynı yere gidip aynı cin taifesinin O’ndan islamı öğrenmek ve bilgilenmek için, kendi toplumlarına yani Kuranda Geçen “Taifei Cin” e götürdükleri ve İslam’dan bilgileri ondan öğrendikleri rivayeti var, Cin suresinde, işte bu olay üzerine inmiştir “Cin Suresi” ve o cin Mescidi denilen Mescit Peygamberimiz’in yaptığı, ya da onun döneminde yapılmış bir Mescit değildir, Peygamberimiz onun için de Namaz kılmış değildir, Bu olayın Vuku bulduğu mevkiye inşa edilmiş olan, sonradan inşa edilmiş olan, bir Mescit, yani oranın unutulmaması için dikilmiş, bir bina ya da işarettir. yoksa cin Mescidi Peygamberimizin zamanında içinde namaz kıldığı yaptırdığı bir Mescit değildir. Peygamberimizin, Hatice annemizi kabristan da ziyarete giderken, yolun üstünde olmuş olan olaydır. Zaten Cin Mescidi de, Cennetül Mualla ya giderken, sol tarafta dır, daha kabristana varmadan az önce, yolun yarısında, sol taraftadır. Az ileride büyük pazar vardır. Altın,inci,mercan,… satılır işte orada çoğunlukla, nereden geldiği belli olmayan, taa Süleyman Aleyhisselam zamanında, cinlerin çıkardığı bazı hazineler İnciler de mercanlarda o Pazarda Satılır, Fakat hemi alan, hemii satan gizlidir o pazarda. O pazarda Dükkan sahibi gibi bazı insan Suretinde Cinlerde Vardır. Zamanın yolcularına Zamanın sahiplerine allah Dostlarına bazı özel hediyeler de satmaktadırlar. ve ama onu herkes görmez, o mekan içinde mekan, zaman içinde zaman halindedir. Biz de oradan 3 dizi İnci, 3 torba Nakşibendi hatmesi için “Hatme Taşı” aldık. Bir torbası (100 Tane) Mavi Elmas(Mavi Elmas Efsanesine bknz.), bir tanesi renkli değerli taşlardan, bir tanesi de başka renkli taşlardan, Hatme taşı aldım ve Avusturya’ya getirdim Geçenki vaazda gösterdiğim o mavi elmas dediğim, Kutup yıldızını temsil eden mavi elmasları, Biz Hatma taşı olaraktan, yani zikir taşı olaraktan satın aldık. Bizim Kutup Yildızımıy gb 100 kutup yıldızlarını ben been tek başım hatme yapıp tesbih eden adamım 100 tanesi benim tesbihimdi, benim tesbihim, onun gibi İki torba daha başka değişik taşlar vardı, o Kutup Yıldızı’nın benzeri taşlar iki torbe(200 tane) bir torbasını Schrems’teki Nakşibendi Dergahı “Mescidi Mevlana” daki Sofiler Hatme çeksin diye onlara hediye etmiştim, Hala onların elindeyse vekil Mehmet Hoca’nın elindeyse biliyorlardır, galinba oda götürmüş renkli taşlı diye viyana dergahına hediye etmiş şimdi nerededir bilmiyorum. Bir torbası evde dağıldı kayboldular, çocuklar tarafından. Kalanda mavi elmas olanlar kaldı. baktığınız zaman normal taş, cam taş gibi, farkı yok, ama dedim, Yani ben işte Kutup yıldızlarını Hatme taşı diye tesbih ettiğim taş. Onlar ben yani biz “Raşidi Tarikatı Mensupları” devaran ettiriyoruz. 100 tane Kutup yıldız gibi Kutup yıldızı da bizim Zikir taşımız. Taşları taşlara vuraraktan zikretme meselesi de, Hazreti Ebubekir efendimiz, Yerden çakıl taşları almış, ve taşları taşlara vuraraktan Zikredermiş, Peygamberimizden aldığı talim üzeri, ve taşlar Allah dermiş vurdukça, taşların Allah dediğini duyarmış, çektiği Zikiri onların da çektiğini duyarmış, yani Cemadatın sesini duyma meselesi, cansız varlık dediklerimizin sesininde duyulması meselesi vesselam.

Bu bir Karoglan Makalesidir
Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 9 Mayıs 2021

Author: RasitTunca