Kahin ve Kehanet Nedir? Gaybi Bilgi Nedir? Keşfi Bilgi Nedir?

Kahin ve Kehanet Nedir? Gaybi Bilgi Nedir? Keşfi Bilgi Nedir?

Bismillahirrahmanirrahim

Selamün Aleyküm
Bu makalemiz, Kahin ve Kehanet hakkında olacak.

Bu gece Kadir Gecesi olduğu varsayılan gecelerden bir gece 2021 senesi Ramazan’ının 27 si

9 Mayıs 2021 gece saat Avusturya saati ile 12:55
ve Kadir Gecesi Berat gecesi gibi gecelerde, tövbe etseler bile affedilmeyecek olan kimseler, hadis-i şerifte sayılmış, bu konuyu forumlarımızda, bloglarımız da işledik, fakat hadisin metnine de kaynağına da ulaşamadım.

Hadiste geçen şu şekilde :

Kadir ve Berat Gecesi Gibi Gecelerde, Affedilmeyecek Olan Kimseler, Kimlerdir?

Bu Gecelerde Allah mağfireti ile bütün Müslümanları bağışlar, fakat şu amelleri işleyenler, o kötü amellerini terketmedikçe, tövbe etseler bile, tövbeleri kabul olmayıp, affedilmeyeceklermiş :

1)Kahinler yani gayıptan haber verenler,

2) Büyü yapanlar,

3) Kinciler düşmanlık güdenler,

4) İçkiye devam edenler,

5) Ana-babasını incitenler ve Akrabası ile alakayı kesenler

6) Zinaya devam edenler ve zinayı savunanlar.

(Hadisi ve kaynağını bulamadım)

Burada kahinlik meselesi, Gelecekten, gaipten haber verme meselesi olaraktan işlenmiş.
Peki kahinlik, gelecekten haber vermek midir? falcılık mıdır?
Mesela haber verilen gelecek, gelecek midir acaba!
Bu konuyu daha önceki vaazlarımın birisinde anlatmıştım.

Mesela Ben Ankara’yı gördüm, orada bir sene bulundum, ve oradaki gezdiğim gördüğüm yerleri Yakinen (Yakin bilgisi ne demektir ona bk.) biliyorum,
Fakat diyelim ki sen Ankara’ya Hiç gitmedin, fakat Ankara’nın varlığından haberdarsın, fakat Ankara nasıl bir yerdir, hiç haberin yok. Ve ben sana, Ankara’da “Hacı Bayram Veli” Türbesi şöyledir, Kızılay böyledir, Cebeci şöyledir, Cebeci Cami şuradadır, şöyle dir diye, böyledir diye haber versem, sana bu malum olmayan (bilinmeyen) bilgileri verdiğim zaman, fakat bana malum olan (bilinen), benim yakinen (bildigim) malum olan, yani bildiğim bu bilgileri, sana verdiğim zaman, benim için gayıb olmayan bir bilgi iken, Senin için bu bilgiler, gayıb (gaip ten, gelecekte olan) ta olan bilgiler. hal böyle olunca, her gaipten haber verildiği söylenilen bilgi, gaibi bilgi değildir, o bilgiye yakinen ulaşmış kimseler olabilir, veyahut keşfen bilmiş kimseler olabilir, veyahut fiziksel olaraktan, o bilgilerin olabileceğini deneyleri ile ispatlamış kimseler olabilir. o yüzden bazı bilgiler, o bilgiye ulaşmamış kimseler için, gaibi bir bilgi iken, o bilgiye ulaşmış kimseler içinde ise, halihazırda mevcut bilgilerdir.
işte kahinllik veyahut Kehanet oluşturmak, böyle bilgilerden haber vermek değildir. Kahinlik, bilakis : olması ihtimal dahilinde olmayan bazı olayların, gelecekte bir yerde olacağını varsayaraktan, insanların aklını yanlış bir tarafa yönlendirme ile, fiziken o frekansların, yani kuantumun bazı kimselerin aklında (Tahayyülünde), ve onların hayatında oluşmasına, kader tahtasına yazılmasına sebep olmak gibi bir şeydir.

Keşfi Bilgi

Keşfi Bilgi demek Allah’ın veli kullarının, yahut Salih kullarının, meleklerden, cinlerin müminlerinden, hayvanlardann bitkilerden, ve yarattığı diğer mahlukattan, kopya bilgiler alaraktan verilmiş, haber niteliğinde bilgilerdir.

Mesela:

Örnek verirsek, cinlerin müminleri, yalan söylemeyen cinlerdir. onların ömürleri, insan ömrü gibi değildir, uzundur. 500 sene, 600 sene bin sene yaşayanları olduğu söyleniyor. Bildiğim kadarıyla, “Cin Mescidi” (Cin Suresinde Gecen olay ve siyeri neebide Cin mescidi vakasına bknz.)nde Peygamberimizi görmüş olan, en son Peygamberimizin Ashabı olan cin, galiba ölmüş. yani 1500 sene yaşayanı yok, o yüzden mesela Osmanlı 600 sene öncesi gibi, mesela bir cin, Fatih Sultan Mehmet’in başından geçen bir olayı, Mümin bir cin haber verdiği zaman, hiç bilinmeyen bir bilgi ve haber ortaya çıkabilir. işte böyle bir bilgi keşfi bilgidir. Bu sadece örneklerden bir örnektir. Bunun meleklerden verileni, diğer mahlukattan verileni olabilir, yani kopya bir bilgidir, Fakat insanların ekserisi tarafından bilinmeyen bir bilgidir.

Hal böyle olunca, süfli cinlerin, yani yalancı cinlerin, Yalan söyleyen cinlerin, kafir cinlerin, yalan haberleri de olabilir, böyle bir bilgi, mesela 2012 senesinde kıyamet şirince’de kopacak meselesi gibi, yalan ve safsata bir haber ve Kehanet. işte cinlerin süfli olanlarına güvenilmez, verdikleri Haberlere de güvenilmez. Iyi kimseler iyilerle beraberdir, onların yanındaki cinlerde, Sadece iyi cinler değildir, kötü cinlerde bulunur, onlar düşmanlık etmek için bulunur, Şeytanlarda bulunur, onlar da düşmanlık etmek için bulunur, fakat iyi cinler onlarla alaka kurup, iyi haberler verebilir, Kuşlar kurtlar da verebilir, Çünkü Nuh Aleyhisselam hayvanlarla konuşmuş, hayvanlar onun sözünü dinlemişler, itaat etmişler, yine Süleyman Aleyhisselam hayvanlarla konuşmuş, hayvanlar ona itaat etmişler, Cinler ve şeytanların da bazıları, Süleyman Aleyhisselam’ın emrine itaat eden askerleriymiş, yine şeytanlardan bile Mümin olan itaatkar şeytanlar varmış, Nitekim Peygamberimiz buyurdu “Benim şeytanım Müslüman oldu, bana iyilikten başka şey haber vermez” buyurmuşlar, bir hadis-i şerifinde. Mesela bir Karganın 500 sene yaşadığı söyleniyor, senin şahid olamadığın çok şeye şahit olmuş olabilir değil mi? ve sana, şahit olduğu bir olaydan haber verse, işte herkes karga ile henüz daha konuşamadığı için, sadece senin bilebildiğin, keşfi bir bilgi olmuş olur değil mi?
Öyle olunca. Mümin ve müslüman olan kimse, Yalan söylememelidir, yanlış yapmamaya gayret etmelidir, bu konuda, Allah’ın emirlerine itaat ile gayret etmelidir, hatada etse tövbe edip Hatasından dönmelidir, yalanda söylese, Doğru söylemek için gayret etmelidir, alkol de alsa bundan vazgeçmek için gayret göstermelidir, çaba göstermelidir, “Hatasından dönen, Hiç hata işlememiş gibidir” ayeti kerimesi kur’an-ı Kerim’de boş bir ayet değildir. “ettaibu minezenbu, Kemen la zenmbeleh” günahından dönen Hiç Günah işlememiş gibidir, buyuruyor Rabbimiz. Öyle olunca hatada ısrar etmemek gerek. Hata yapmak hali, insan olmamızın hali, O yüzden hata yapmayan olmaz, fakat hatasında ısrar etmemeli, ve bu hatadan dönmek için gayret göstermeli, çaba göstermelidir, işte kehanetler oluşturmamalı, Ne insanları fazla ümitle ümitvar edip, Zevki sefaya daldırmalı, nede korkutup yeis içinde bırakmalı. peygamberimizin dediği gibi, vusta yol en güzel yoldur, orta yol ile irşad etmek, en güzel yoldur. ama günahta aşırı gidenleri korkutup uyarmalı, fazla rahatlıkta oyalananları da yine Zevki sefa da olanları da uyandıraraktan, en azından insanın sonunu bekleyen ölümden haber vererek, bu zevki sefanında bir sonu olduğunu onlara göstererkten, edepli, terbiyeli, ahlaklı, düzenli yaşamayı göstermek, ve öğretmek lazımdır.

Velilerin Allah dostlarının haber verdiği bilgiler, bazen geleceğe dair bilgiler olabilir. Onu da başta anlattığımız gibi, o bilgiler şu an size malum değil, ama Allah katında zaman ve mekan olmadığı için, meleklerde o konuda bizden daha ileri de olduğu için, ki Nitekim kur’an-ı Kerim’de yer alan, Meleklerin dedigi “Dünyayı kavga ve karmaşaya sokacak olan, insanlığımı, sen halife seçiyorsun” demeleri gösteriyor kiö onların da bazılarının geleceği görebildiklerini. Melekler deö bazı Allah dostlarına, Gelecekten bazı bilgileri fısıldayabilirler ilham yoluyla, öyle olunca, meleklere malum olan bu bilgi, işte alimde de ortaya çıkınca, İşte bu bilgiler, sana, ona, buna malum değil, gaibi bilgi iken, o Alim ve meleklere, o bilgi malum bilgilerdir. o yüzden bunlar Kehanet değildir. Evet işte kafir cinlerin ve şeytanların verdiği bazı haberler, yanlış ve tam bilgi olmadıkları için, çalıntı bilgiler oldukları için, Aslı ve Fesli olmayan bazı sonuçlar ortaya doğurabilir.
işte orada ki güzel gecelerde (Berat,Kadir,Bayram,Cuma…) affedilmeyecek olan kimseler arasinda olan, Kehanet yapan kimseler, işte böyle şeytanlarla ve sufli cinlerle alaka kurup, onlardan haber alan kimselerin, verdiği bilgileri, insanlara yayan kimselerdir. Yani şeytanlara ve cinlerin kâfirlerine bir nevi tapan kimselerdir. Onların verdiği Haberlere itibar edilmez. Kehanet yapanlar, işte Allah katında Tövbe de etseler, Kadir Gecesi’ni de İhya de etseler, onlarla (Kafir cin,.. vesaire) alakalarını kesmedikçe, affedilmeyecek lerdir. hadis-i şeriflerle sabittir, dediğim gibi hadisin kaynağına ulaşamadım, bulanlar, İnşallah internette yazarlarsa, yayınlarlarsa, bizde bir gün, o hadisin metnini ve orijinalini ve kaynağını gireriz vesselam.

Bu bir Karoglan Makalesidir.

Karoglan
Başağaçlı Raşit Tunca

Schrems, 9 Mayıs 2021

Author: RasitTunca